Radyoların 'Tatlıses'leri
115 yıldır radyocu olan Romina, iki yıllık aranın ardından (Her gün
konuşan bir radyocu için uzuunn bir ara) Radyo Tatlıses'ten
dinleyicilerine tekrar 'merhaba' dedi. Sesini özlettiği dönemde neler
yaptı neler... Tiyatroda oynadı, şiir kitabı yazdı, gezdi, tozdu,
kendini ve 'sesindeki hayatı' yeniledi. Şimdilerde yine susmuyor
konuşuyor konuşuyor... Radyo Tatlıses'in diğer renkli isimlerinden biri
de Kırmızı Başlıklı Kız! Onu da önce radyoyla tanıdık, reklamlar ve
diziler derken televizyon dünyasının kapılarını da araladı. Bir
bisküviyle insanlara her şeyi yaptırabilmesine rağmen, 12 yıldır
yaptığı radyoculuktan vazgeçemedi. Espri soslu programların erkeklerin
tekelinde olmasına karşı çıkarak kırmızı başlığını da takıp radyolarda
kahkahasını attı! Biz de radyonun iki tatlı sesiyle, keyifli bir sohbet
yaptık. 10.00-12.00 arası Kırmızı Başlıklı Kız hikâyesini anlatmaya
devam ederken, 16.00-18.00 saatleri arasında da Romina Yayında!'Herkes radyocu olamaz'
Yıllardır radyocusunuz, nasıl geldiniz bugünlere?
Arkadaşım kayıt stüdyosunda çalışıyordu. "Bir sesin çıksın" dediler. Teklif geldi. Önce korktum. Değişik, renkli bir şey diyerek başladım. 15 sene oldu.
Bir dönem ara verdiniz, televizyonlardakiler yüz eskimesin derler, yoksa siz de sesiniz eskimesin diye mi uzak kaldınız!?
Yok öyle triplere hiç girmem. Ara verilmeli. Her gün yayına çıkıyorsunuz, barut bitiyor. Kendiniz için bir şey yapmalısınız.
Ne kadar ara verdiniz? Bu 'ara dönem'de kendiniz için neler yaptınız?
İki yıl ara verdim, televizyon programı yaptım, tiyatroda oynadım. Amerikaya gittim, Şimdi dilim şişti, hiç susmuyorum! Komedi kulübü açtık. Tipik Amerikan komedi kulüpleri gibi. Amatör komikler arayacağız.
Radyoculuk kolay bir şey gibi düşünülüyor, bas bir düğmeye konuş diye hafife alınabiliyor...
Canlı yayın çok zordur. Bir kağıda yaz ve onu oku değildir ama ne söyleyeceğini de bilmelisin. Radyoculuk dersleri de verdim. Oturdum ödev gibi saatlerce çalıştım. Derslerde bilmek gerekenlerin arasında ön hazırlığı da vurguladım. Ben de hazırlanıyorum. 3 kişiyiz. Editoryal destek veriyorlar. Haftada bir ne yapabiliriz diye konuşuyoruz.
Öğrencilerinize neler önerdiniz? Eğitim alan herkes radyocu olabilir mi?
Herkes anons yapar ama herkes radyocu olamaz. Çok ciddi emek ve disiplin gerekiyor.
Radyo, televizyona geçiş için bir araç mıdır?
Birçok kişi televizyona geçiş yapmak istiyor. Televizyonu basamak olarak kullanıyorlar, oysa yapabilecekleri çok güzel bir şeyi harcıyorlar.
Değişiklik var mı Romina'nın yayınında?
Enteresan haberler düşüyor ajanslara. O haberlerin ilginç kahramanları da var. Onlarla konuşmak bana ilginç geliyor. Ağaçta yedi ayrı meyve yetiştiren adamla konuşmak daha farklı. İlginç insanların hikâyeleri olacak, psikologlarla da, belediye işçisiyle de konuşabilirim.
Mesaj kaygınız oluyor mu?
O beraberinde geliyor. Boş bir şey yapmıyorsun. O mikrofon boş yere açılmıyor, bir yerlere bir şey gidiyor. Herkes kendi mesajını alıyor.
Dinleyicileriniz özlemiş mi sizi? Nasıl karşıladılar?
Çok iyi. Hiçbir zaman dinleyici programcı ilişkisi kurmadım. Ama herkes aradaki mesafeyi bilir, samimiyetle laubalilik arasındaki ince çizgi aşılmaz. Her şeyi konuşabiliriz. Canlı yayındasın ama her şeyi üslubuyla konuşabilirsindir mesajım.
Kitaplarınız da var. Çok konuşan çok mu yazar? Ya da konuşmadığınız da mı yazıyorsunuz!?
İkincisi daha doğru gibi. Üç tane kitabım var. Çok konuştuğum dönemlerde çok yazamıyorum. Şimdilerde konuştuğum dönemdeyim!
'Kırmızı Başlıklı Kız bana çok şey borçlu!'Kırmızı Başlıklı Kız (KBK) olarak anılıyorsunuz? Sizin de ismim bilinmesin, gizemli olayım diye bir düşünceniz mi var?
Prensibim. Dinleyici ismimi bilmiyor. Söyleyemezler, yasak! İsmimi gizlemek istesem feriştahı gelse bulamazdı!
Niye Kırmızı Başlıklı Kız?
Objeyle değil, masal kahramanı gibi ortaya çıktım. Bu kadar üzerime yapışacağını da düşünmemiştim. Kırmızı Başlıklı Kız efendi, mülayim. Ben çok hırtım, onun imajını değiştirdim. Kırmızı Başlıklı Kız bana çok şey borçlu! Kurtlara yem olmaktan kurtardım onu!
'Kadınlar güldürmeyi değil, gülmeyi seviyor'
Muzip tavırlarınız yansıyor mu programlara?
Kendimi çıkarıyorum ortaya. Formatsızlık programımı oluşturuyor. Herkes gibi gazete okuyor, televizyon seyrediyorum ve beni rahatsız eden şeyleri komik bir şekilde söylüyorum.
Radyolarda şov programları erkeklerin tekelinde gibi...
İlk kahkaha efekti kullanan kadın radyocuyum. Dünyada da öyle. Kadınlar güldürmeyi değil, gülmeyi tercih ediyorlar, ama artık yırttık! Biz de Espri yapıyoruz. Yani ben zaten hep yaparım!
Yıldızınızın parladığı bir bisküvi reklamı var...
Dizide de oynadım ama bisküvi reklamında patladım! Televizyonun tadı ayrı ama radyoya pijamanla gel, ayağını altına al, konuş. Televizyonda o kadar rahat olamazsın.
Radyocu olmak isteyenlere neler önerirsiniz?
Önerilerim, bu işi para için yapacağım diyorsan hiç girme! Çok sürünürsün! Bir yere başla, ayak işlerinden başla, mutlaka başla ve yeter ki iste! Ben de istedim yaptım . milliyet
