Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

APPLE İPHONE

Mart 2008 tarihli yazilar Mart 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

paşa, paşa, fener

Özel Arama
Paşa Paşa Fener
hurriyet.com.tr 22 Mart 2008
Paşa Paşa FenerTurkcell Süper Lig'de 27. hafta açılış maçında Fenerbahçe, Kasımpaşa'yı 3-0 mağlup etti.

Bu galibiyet sonrasında maç fazlasıyla liderliğe yükselen Fenerbahçe'de Deivid üzüntüsü yaşanıyor. Sarı laciverlilerin önemli silahlarından Deivid, kasımpaşa maçında gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü ve önümüzdeki hafta oynanancak olan Beşiktaş-Fenerbahçe maçında yerini alamayacak.

Fenerbahçe: Serdar, Gökhan, Lugano, Edu, Vederson, Deivid, Selçuk (Dk. 58 Semih), Aurelio, Uğur (Dk. 82 Maldonado), Alex, Kezman

Kasımpaşa: Tolga, Ömer, Fatih, Askou, Alpaslan, Özgür, Merthan (Dk. 86 Fransergio), Barbaros (Dk. 71 Yekta), Erhan, Murat, Desire (DK. 51 Ademoviç)

Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasından kareler...

Ve karşılaşmanın ilk düdüğü çalıyor... Her iki takıma da başarılar diliyoruz...

Son haftalarda aldığı flaş sonuçlarla ligde kalma yolunda az da olsa umudu olan Kasımpaşa bu karşılaşmadan puan çıkarma peşinde...

Fenerbahçe ise, Kasımpaşa maçından kayıpsız çıkarak şampiyonluk yolunda emin adımlarla yürümek istiyor...

Karşılaşmada 3. dakika... Gökhan Gönül sağ kanattan ortaladı. Ceza alanında Barbaros topu kafayla karşılamayı başardı.

Bu arada Kasımpaşa, Murat'la tehlikeli geldi. Murat sağ çaprazdan Fenerbahçe ceza alanına girip vuruşunu yaptı. Top yandan auta çıktı.

Maçın 5. dakikası golsüz eşitlikle geçiliyor. Sarı lacivertli taraftarların büyük tezahüratı var...

Kasımpaşa sol kanattan Erhan'la bir frikik kullanıyor. Fenerbahçe defansı bu topu, tehlike doğmadan uzaklaştırıyor.

Oooo... Mateja Kezman ceza alanı çizgisinden çok sert bir şut çıkardı. Kaleci Tolga bu topu karşılamayı başardı. Tolga bu pozisyonda küçük de bir sakatlık geçirdi.

Deivid inanılmaz bir şut çıkarıyor ama top yan direği yalayarak auta çıkıyor. Kezman orta sahadan, sol kanada yaklaşık 35 metrelik bir ara pas çıkardı. o bölgede topla buluşan Deivid sağ çaprazdan hızla ceza alanına girdi ve şutunu çıkardı. Fenerbahçe bu net pozisyondan yararlanamadı.

Kasımpaşa, Özgür'le telikeli geliyor... Fenerbahçe ceza alanına yapılan ortayı Desire aşırdı. özgür müsait pozisyonda kafayı vurdu ama top, kaleci Serdar'ın kucağında kaldı.

Erhan uzaklardan Fenerbahçe kalesini yokladı. Serdar bu topu rahatlıkla uzaklaştırdı.

Maçta 15. dakika geride kalıyor... Karşılaşmada 0-0'lık eşitlik var...

Kezman sağ çaprazdan ceza alanına girdi. Kasımpaşa defansını çalımlarla geçmek isteyen Kezman topu kaptırdı.

Murat ceza alanı dışından sert bir şut çıkardı. Edu'ya çarpan top kornere çıkıyor... Kasımpaşa, Özgür'le korneri kullandı. Deivid topu çıkarıyor...

Murat Akın sol kanattan frikik vurulunu kullandı. Yardımcı hakem bu pozisyonda ofsayt bayrağını kaldırıyor.

Maçta 25. dakika golsüz eşitlikle geçiliyor...

Mehmet Aurelio ceza alanı dışından sert vuruyor... Kaleci Tolga bu topu kolaylıkla kontrol etti.

Desire, Fenerbahçe ceza alanı dışından kaleyi yokluyor ama top açık ara farkla auta çıktı.

Vederson sol kanattan ortalıyor. Aurelio'nun ceza alanında kafayı vurduğu top, yandan auta çıkıyor.

Karşılaşmanın 32. dakikası geride kaldı. Maçta her iki takımdan da gol sesi çıkmazken, henüz net bir pozisyon da olmadı...

Kasımpaşa tehlikeli geliyor. Ömer'in sol kanattan ortasını Gökhan Gönül arka direkte uzaklaştıramayınca Erhan sert bir şut çıkardı. Kaleci Serdar'a çarpan top kornere çıkıyor...

Fenerbahçe Mateja Kezman'la tehlikeli geldi. Kezman sol çaprazdan çok sert vurdu. Top az farkla auta çıktı...

Oooo... Kasımpaşa da çok tehlikeli geldi. Ceza alanında topla buluşan Barbaros vurdu. Top yandan dışarı çıktı.

Maçta 42. dakika... Kasımpaşa ceza alanının hemen dışında boşta kalan topa Deivid vurdu. Alex topu topuğuyla kaleye göndermek istedi ama Kasımpaşa defansı tehlikeyi uzaklaştırdı.

İlk yarıda 1 dakika uzatma oynanacak.

Ve ilk yarının son düdüğü çaldı. Fenerbahçe 0-0 Kasımpaşa

Maçta ikinci yarı başladı...

Fenerbahçe'de Deivid topa elle dokunduğu için sarı kart gördü. Deivid, Beşiktaş karşılaşmasında cezası nedeniyle yer alamayacak...

Kasımpaşa ceza alanına atılan topu Ömer kafayla indirmek istedi. Kaleci bir an kontrpiyede kalsa da topu kontrol etmeyi başardı.

Kasımpaşa'da zorunlu bir değişiklik var... Sakatlanan Desire saha kenarına geldi. Yerine Ademoviç giriyor...

Maçta 54. dakika... Barbaros, rakibine yaptığı sert müdehale sonrasında sarı kart gördü.

Kasımpaşa bu dakikalarda Fenerbahçe defansıı hazırlıksız yakalıyor...

Sağ kanatta topla buluşan Kezman hızla ceza alanına girdi. Kezman'ın vuruşu kaleci Tolga'nın kucağında kaldı.

Karşılaşmada 58. dakika... Ve Fenerbahçe'de gol kralı Semih Şentürk oyuna giriyor... Selçuk Şahin saha kenarına alındı.

Uğur Boral'ın soldan ortasını Fatih Akyel çıkardı.

Fenerbahçe inanılmaz bir gol kaçırdı... Ceza alanında topla buluşan Kezman, topu uzak köşeye gönderdi. Boş kaleye doğru giden top direğin yanında auta çıktı.

Ve goooooooolllllllllllllllll goooolllll goooooooollllllll... Dakika 67... Gökhan Gönül'ün sağdan ortasında, Alex penaltı noktasından vurdu ve takımını 1-0 öne geçirdi. Fenerbahçe 1-0 Kasımpaşa

Maçta 70. dakika... Kasımpaşa'da Barbaros'un yerine Yekta oyuna dahil oldu.

Deivid sağ kanattan ceza alanına girmek istedi ama Alparslan topu çalmayı başarıyor.

Kezman kale dibinden vurdu. Kaleci Tolga topu kontrol ediyor.

Oooo... Kasımpaşa, Erhan Küçük'ün mükemmel frikiği ile gole çok yaklaştı. Galatasaray'a karşı galibiyet golünü atan Erhan, Fenerbahçe kalesine de etkili bir frikik gönderdi ama kaleci Serdar bu topu zorlukla kornere çeldi.

Karşılaşmanın 82. dakikası... Fenerbahçe'de Şilili Maldonado sahada... Uğur Boral oyundan alınan oyuncu...

Gooooollllll goooooooollll goooooollll.... Semih Şentürk maçın 85. dakikasında skoru 2-0 yaptı.

Karşılaşmada 3 dakikalık uzatma oynanıyor...

Goooollllllll gooooooollll gollll... Dakika 90+3... Deivid maçı golle kapatıyor...

Ve karşılaşmanın son düdüğü çalıyor. Fenerbahçe 3-0 Kasımpaşa

 

evliliğin,düşmanı, aldatma

Özel Arama
Tüm Sağlık Haberlerini Okumak İçin
Önceki Haber     Sonraki Haber
 

Evliliğin Düşmanı: Aldatma

 
 
Füsun Saka fusunsaka@gmail.com
 
 
Eş aldatma evlilik bağlarını zayıflatan, hatta ortadan kaldıran bir durumdur. Evliliğin en önemli aşamaları olan sevgi, saygı ve güven bağlarını zedeler.

Bazı evliliklerdeki, 'sen istediğinle beraber ol, ben de istediğimle' yaklaşımı, evliliğin doğasına aykırıdır, sorunu çözmeyi de engeller. Çiftler arasında zaman zaman yaşanan tartışmalar, daha sonra söylenmeye dönüşür. Eşler evlenmeden önce mutlu ve iyi şeyleri paylaşırken, evlendikten sonra başta çocukların sorumluluğu olmak üzere, bir çok problemle karşılaşır. Konuşulanlar hep sorun olunca paylaşılan olumlu şeyler azalmaya başlar. Evlilik ve aldatma üzerine Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile konuştuk...

Evlilik aşkı azaltıyor mu?
Aile terapilerinde eşlere, cinsel sadakatin önemi ve kişilerin geçici olarak zevklerini ertelemeleri gerektiği vurgulanır. Çiftlere, 'eşinle paylaştığın zaman seni mutlu eden yirmi madde sıralar mısın?' denir. Hastalar ikinci seansa geldiklerinde, çoğu zaman bu yirmi maddeden ancak altı, yedisini yazmış olurlar. Halbuki, aynı soru evlilikten önce sorulsaydı, yirmi maddeyi kolayca dolduracaklardı. Terapi esnasında bu paylaşımların sayısı artırılmaya, yirmiler yetmişe, seksene çıkarılmaya çalışılır.
Eşler beraber paylaştıkları güzellikleri ve karşı tarafın ihtiyaçlarını yeterince bilmediklerinden, ortaya suçlayıcı, yargılayıcı ve birbirlerinin kusurlarını ön plana çıkarıcı bir tablo çıkar. Onlar, evlilikte karşılaştıkları meseleleri problem haline getirmeden çözmenin yollarını bulamazlar. Karşıdakinin hoşlanmadığı bir konuyu, duyguları yıkan bir biçimde çok sık tartışmak, ruhu acıtan bir şeydir, sizi karşı tarafın gözünde sevimsiz yapar.

Çiftler böyle durumlarda birbirlerini mutlu eden alanlardan uzaklaşıyor mu?
Evet. Evlilik terapilerinde kişileri suçlamak yerine, 'duyguları açmak' üzerinde durulur. Karşıdakine, 'amacım seni incitmek değil, duygularımı açmak. Seni suçlamıyorum, birbirimizin ihtiyacını anlamaya çalışıyorum' mesajının önemi anlatılır. Karşı tarafa, onu savunmaya itecek şekilde yaklaşmamak, evlilikteki fırtınaları büyük ölçüde çözecektir.
Böyle fırtınalı dönemlerde insanlar kolay yolu seçerler. Onlardan biri de, çalıştığı iş yerinde kendisine yaldızlı cümleler kuran, övgü sözcükleri kullanan, onun hoşuna gidecek biçimde davranan kişiye yönelmek ve onunla sevgili hayatı yaşamaya başlamaktır. Halbuki bunlar geçici mutluluklardır. Burada eş de aynı şekilde düşünürse, taraflar arasında sevgi ve saygısı kalmaz, evlilik boşanmayla noktalanır.
İnsanlar ikinci evliliklerinde daha mı töleranslı oluyor?;

Boşanan birinin ikinci biriyle evlendikten sonra söylediği şu sözü hiç unutamam: 'Yeni eşime olan davranışlarımı düşündüğüm zaman, ona eski eşime yapmadığım fedakarlığı yaptığımı görüyorum. Önceki eşimle birbirimize gereken fedakarlığı gösterebilseydik, sanırım boşanmazdık'. Yâni, eski eşine vermediği değeri yeni eşine verdiğini itiraf etmektedir. Halbuki ilk evliliğinde de bu kadar verici davranabilse ve onu anlayabilseydi fırtına aşılacak, ardından kaliteli bir evlilik ortaya çıkacaktı. İnsan, önüne hoşlanmadığı bir şey çıktığında hemen yolunu değiştiriyorsa, aynı şeyi evlilikte de yapabilir, ufak bir sorunda evliliğini bitirme yoluna gidebilir.

Amerikalıların eğlenmeye odaklı bir toplum halinde olmaları evlilikte de geçerlidir. Onlar, evlilikle ilgili sıkıntılar ortaya çıktığında, bu güçlükten kurtulmak için bir başkasına âşık olma ya da bir başka sevgiliyle yaşama yoluna gider; onunla sorun yaşandığında ise bir başkasına yönelirler. Bu zikzaklı hayatı seçmeleri sonunda, zengin ama mutsuz, sürekli psikolojik yardım alan insanlar ortaya çıkar. Halbuki evlilikte, 'eşimle nasıl mutlu olurum, birbirimizin ihtiyaçlarını nasıl anlar ve gideririz?' hususu yaşam felsefesi haline gelirse, zorluklar aşılacak ve eşler güzel bir bedel ödeyerek yollarına devam edecektir.

"Karşılıklılık" ilkesi;

Evrende, gizli psikolojik kanunlardan biri olan 'karşılıklılık' ilkesi vardır. Bu ilkede, hiçbir şey bedel ödenmeden o insana ait olmaz. 'İyilik yaparsan iyilik bulursun, sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma, almak istiyorsan ver, tüketmek istiyorsan önce üretmelisin, her şeyin bir bedeli vardır' gibi atasözlerinde de bu durum açıkça belirtilir. İyi para kazanmak için nasıl çok çalışmak gerekirse, iyi bir evlilik için de ciddi bir bedel ödenmesi gerekir. Mutluluğu, karşılığını ödemeden elde etmek, evlilikte de mümkün değildir.

Evlilikte de zaman zaman sıkıntılı ve çileli dönemler yaşanır. Ancak bu dönemler sağlıklı bir biçimde aşıldıktan sonra, evliliğin meyveleri toplanabilir. Karşılıklılık ilkesi unutulur, eşler emek vermeden, yorulmadan, çile çekmeden mutlu bir evlilik yaşamak isterlerse, buna ulaşmaları mümkün olmayacaktır. Mutlu evlilikler, yatırım yapılmış, bedel ödenmiş, zorlukları aşmak için tarafların birbirlerini anlamaya çalıştıkları evliliklerdir. Böyle evliliklerde eşler, küçük bir sıkıntıyla karşılaştıklarında, 'bu kadın ya da adam beni mutlu etmiyor' diyerek yeni bir arayışa girmezler.

Eşler, evlilikleri sırasında bir engelle karşılaşırlarsa, 'bu evliliği götüremiyorum' yerine, 'bu engeli nasıl aşarım?' demeli, çözümü düşünmelidir. Bekledikleri mutlulukları yaşayamadıklarında, - aynı gemide olduklarını unutmayıp - hemen gemiyi terk etme hesabı yapmamalı, kendi kimlik ve kişiliklerini ezdirmeden, evliliği nasıl yürüteceklerini düşünmelidir. Her problemin mutlaka bir çözüm yolu vardır veya bulunabilir.
Deneme yanılma yöntemi pahalı bir yöntemdir. Elektriğin çarptığını anlamak için prize parmak sokmak gerekmez. Evlilikte de profesyonel bir bakış açısına sahip olmalıdır. Çocuk yetiştirirken de buna benzer bir durum söz konusudur. Özellikle baskılı ailelerde yetişen bir çocuk, ileride ebeveyn olunca, 'ben çok çektim, çocuğum çekmesin' diyerek onun her dediğini yapar. Sonra sorunla karşılaştığında da, 'çocuğumun her dediğini yaptım, şimdi ne olacak?' diye çaresizlik içine düşer. Elbise alırken bile uzun süre düşünen insan, hayatiyle ilgili alacağı kararları geçiştirmemeli, iyi düşünüp tasarlamalıdır. Bu konuda duygularıyla hareket etmemeli, hayat tecrübelerinden ders almalıdır. Zevkçilik değil, akıl ve mantık ön planda olmalıdır. Kişi mantığıyla davrandığında, sonradan duygularının da ona uymaya başladığını görecektir. Fakat duygularının peşinde koşan insan, küçük bir tatminsizlik karşısında başka şeylere yönelir. Hayatta istikrarsız, zevklerinin peşinde koşan ve bu yüzden sık eş değiştiren kişilere de rastlanır. Bu tipler üretken olamadıkları için bir müddet sonra yalnızlık içinde yaşamaya mahkum olurlar.

Kişiler iyi niyetlerinin dışında doğru hedefe, doğru yöntemlerle gitmeye çalışmalıdır. İnsan karşıdakini, kendisini mutlu eden biri olarak gördüğü zaman, duyguları mutlu olacaktır; ama mantığının ne söylediğine de bakmalıdır. Kâr - zarar analizi yaparak, yeni bir ilişkinin kendisine ne kazandırıp, ne kaybettireceğini düşünmelidir. Bir an için, 'bu kişiyle uzun süreli bir ilişki kurabilirim' diye düşünüp, fakat sonra o olmayınca bir başkasına yönelmemelidir. Burada doğru olan, 'onunla aramdaki ilişkiyi nasıl onarırım?' sorusuna kafa yormaktır, mantık bunu gerektirir.


EVLİLİK İÇİN MUTLULUK TESTİ
PROF. DR. NEVZAT TARHAN- PSİKİYATRİST

Eşinizi Yeterince Tanıyor musunuz?

hazreti, muhammedin, kutlu, doğum, günü

Özel Arama

Bugün Mevlid Kandili

19 Mart 2008
 
 
 
Bugün Mevlid Kandili
Hazreti Muhammed'in kutlu doğum günü tüm İslam âleminde bu gece coşkuyla kutlanacak.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, “O'nu (Hazreti Muhammed) sevmek ve örnek almak, yalın bir taklit ve sünnetinin belirli şekillere hapsedilmesi değil, sünnetinin ve siretinin bütün yönleriyle tanınması, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrının güncelleştirilerek hayatımıza yansıtılması, güzel ahlakının ve öğretilerinin davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapılmasıdır” dedi.

Bardakoğlu, Mevlid Kandili nedeniyle yayınladığı mesajda, “Milletin ve bütün İslam aleminin her yıl yeni bir heyecanla Allah'ın bütün insanlığa rahmet elçisi olarak gönderdiği ve peygamberler zincirinin son halkası olan Hazreti Muhammed'in getirmiş olduğu ilahi mesajı anlama, ortaya koymuş olduğu eşsiz örnek ahlakını özümseme, O'na duyulan engin ve içten sevgiyi gönüllerden sözlere ve toplumsal bilince aktarma düşüncesiyle asırlardır O'nun dünyaya gelişinin Mevlid Kandili olarak kutlandığını” kaydetti.

Yüce Allah'ın, insanlığa lütuf ve merhametinin bir tecellisi olarak, insanı insan yapan bütün değerlerin ve ahlaki erdemlerin kendisinde topladığı Hazreti Muhammed'i son peygamber olarak gönderdiğini belirten Bardakoğlu, “(Allah, inananlara, kendi içlerinden onlara ayetlerini okuyan, onları temize çıkaran ve onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir elçi göndermekle iyilik yapmıştır. Oysa onlar önceleri apaçık şaşkınlık içinde idiler) (Al-i İmran, 3/164) mealindeki ayet de bu ilahi ikramı ifade eder” dedi.

Hazreti Peygamber'i en iyi bir biçimde tanıtan Kuran'ın, onun hayatını “yaşanabilir en güzel model” olarak takdim ettiğini ve kendisinin örnek alınmasını istediğini vurgulayan Bardakoğlu, Hazreti Peygamber'in, “bizim içimizden bize gelmiş” (Tevbe, 9/128) ve “alemlere rahmet olarak” (Enbiya, 21/107) gönderilmiş bir elçi olduğunu ifade etti.

Hazreti Peygamber'in “İçimizden biri” olmasının, “O'nun örnek olmasının imkanına işaret için olduğunu, ancak, örnek almak için örnek alınacak şeyin doğru anlaşılması gerektiğini, doğru bilgi olmadan anlamaktan söz edilemeyeceğini” belirten Bardakoğlu, şunları kaydetti:
“O'nu sevmek ve örnek almak, yalın bir taklit ve sünnetinin belirli şekillere hapsedilmesi değil, sünnetinin ve siretinin bütün yönleriyle tanınması, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrının güncelleştirilerek hayatımıza yansıtılması, güzel ahlakının ve öğretilerinin davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapılmasıdır.

O Rahmet Peygamberi, 'İman etmedikçe cennete giremezseniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız' buyurarak, birbirimizi sevmeyi imanın bir gereği olarak ifade etmiş, sevgi ve imanı toplumsal barışın temel direği yapmıştır. O, bütün hayatı boyunca, bizlere Yüce Yaratıcı'ya iman edip O'nu içtenlikle sevmeyi, O'na bağlanarak ibadetlerle hayatımızı anlamlı kılmayı, dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına uymayı, zayıf ve muhtaçlara yardım etmeyi, yetim ve kimsesiz çocuklara kol kanat germeyi, herkesin ve her şeyin hakkını gözetmeyi, komşuluk ve akrabalık bağlarına riayet etmeyi, kimseyi kırmamayı, iyilikte yarışmayı, yararlı insan olmayı öğütlemiştir.”

Özel Arama

187 promillik dehşet güvenlik kamerasında

Özel Arama

187 promillik dehşet güvenlik kamerasında

18 Mart 2008

 

 

Serhat ALAATTİNOĞLU - İSTANBUL DHA
 
 
187 promil alkollü sürücü İstanbul’un göbeğinde cinayet gibi bir kazaya yol açtı.

İŞTE SANİYE SANİYE KAZA ANI..

Alkollü sürücünün kullandığı otomobil kırmızı ışık yanmasına rağmen büyük bir süratle kavşağa girdi ve o sırada yeşil ışık yandığı için yoluna devam eden bir otomobili biçti.

Çarpmanın etkisiyle başını otomobilin arka camına vuran yolcu İbrahim Altınkaya (28) hayatını kaybetti.

Cinayet gibi kazanın an be an kaydedildiği güvenlik kamerası görüntülerinde kazanın oluş şekli ve hayatını kaybeden yolcunun savrulan başının camı kırarak dışarı çıktığı görülüyor.    

Kazadan sonra gözaltına alınan alkollü sürücü kendini "12 paket Marlboro sigarası içtim diye alkollü çıktım" şeklinde savundu. ama bu savunma onu cezaevine gitmekten kurtaramadı.

34 ZR 4524 plakalı otomobilin alkollü sürücüsü Nihat Büyükbayrak (22) tutuklanarak cezaevine gönderildi.      

    

Sinemanın sultanı yine film yönetecek

Özel Arama
Sinemanın sultanı yine film yönetecek
Türkan Şoray 26 yıl aradan sonra yeniden yönetmenlik koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. Daha önce 4 film yöneten Şoray, yeni filmine ağustos ayında başlayacağını söylüyor... Erendüz Atasü'nün bir eserinden beyazperdeye uyarlanacak bir filmi yönetecek olan sinemanın Sultan'ı, oldukça heyecanlı olduğunu söylüyor: "Yönetmenlik benim hayallerimi süsleyen bir aşk. Daha önce 4 kez bunu yaptım. Ama o filmlerin hepsinde aynı zamanda da oyuncu olarak rol almıştım. Bu sefer artık yalnızca yönetmenlik yapacağım." Bu filmin kendisi için bambaşka bir deneyim olacağını söyleyen Şoray, sözlerine şöyle devam etti: "Yönetmenlik bambaşka bir duygu. Tüm yüreğini, hayallerini, düşlerini aktarma şansın var. Sihirli bir değneğe sahip olmak gibi bir şey." Filme ağustos ayında 'motor' demeyi planlayan sanatçı, şu sıralar bir yandan senaryo üzerinde çalışırken bir yandan da filmde rol alacak sanatçıların seçimiyle ilgileniyor.

Vergiden kaçmak için garajı banka gibi kullanmışlar!

Özel Arama
Osaka kenti Milli Vergi Kurumu yetkilileri, Hatsue Şimizu (64) ile Yoşiko İşii'nin (55) vergi kaçırmak suçundan tutuklandığını bildirdiler.Müfettişlerin, Şimizu'nun garajında 50 kadar karton kutu içine konulmuş 5,8 milyar yen (56,4 milyon dolar) buldukları, kardeşinin evinde de bir miktar para saklandığını tespit ettikleri kaydedildi. Kardeşlerin böylece, 2,86 milyar yen (27,8 milyon dolar) veraset vergisi kaçırdıkları belirtildi. Kız kardeşlerin emlak kiralama işiyle uğraşan babalarının 2004'te öldüğü ve ailesine 7,5 milyar yen (72,9 milyon dolar) bıraktığı bildirildi. Kayıtlara göre, bunun şimdiye kadar görülen en büyük veraset vergisi kaçakçılığı olduğu belirtiliyor. 2006'da da yine Osaka'da bir adamın 2,49 milyar yen vergi kaçırdığı anlaşılmıştı.

Görme engelli Evren'e büyük sürpriz

Özel Arama

http://www.sabah.com.tr/haber,698FB0E3C4324B32A6D71A082638AD88.html Bir televizyon kanalında yayınlanan yarışma programının sunucusu Acun Ilıcalı, görme engelli yarışmacı Evren'e programdan önce büyük bir sürpriz hazırladı. Acun, koyu bir Fenerbahçe taraftarı olarak bilinen Evren'i sarı-lacivertli ekibin Samandıra tesislerine götürdü. Kendisini İstanbul Üniversitesi'nde öğrencilerle birlikte olduğunu sanan Evren, yanındakilerin Fenerbahçeli futbolcular olduğunu öğrenmesi üzerine büyük bir şaşkınlık yaşadı...